Yer Çekimi nedir?

Yer Çekimi nedir?

Esasen yer çekimi, nesneler arası çekici bir güçtür. Yer çekimi aslında çok daha büyük bir öneme sahiptir. Yer çekimi Dünyamızın ve diğer tüm gezegenlerin oluşumundan ve tüm cisimlerin hareketinden sorumludur. Gezegenimizin Güneş’in etrafında dönmesini sağlayan yer çekimi aynı zamanda Ayın Dünya etrafında dönmesini sağlar.

 

Gezegenlerin Güneş Etrafındaki Düzenli Hareketi

 

İnsanlar her zaman yer çekiminin farkında olmasına rağmen, yıllar boyunca bunu doğru bir şekilde açıklamak için birçok girişimde bulunmuşlar ve teoriler sunmuşlar. Aristoteles, yer çekiminin nedenini öne süren ilk düşünürlerden biriydi onun ve diğer bilim adamlarının teorileri evrenin merkezi bir jeosentrik modeline dayanıyordu. Galileo, Merkezi Güneş ile güneş sisteminin helyosentrik modelini destekleyen ilk teleskop gözlemi yapan İtalyan fizikçidir, aynı zamanda 17.yüzyılın başında yer çekimi teorisinde adımlar attı. Değişen ağırlıktaki nesnelerin Dünya’ya aynı hızda düştüğünü keşfetti.

Newton Yer Çekimi Kanunu

1687’de, İngiliz bilim adamı Isaac Newton, yer çekimi kuvvetlerini tanımlamak için günümüzde kullanılmaya devam eden evrensel yer çekimi yasasını yayınladı. Newton’un ilk kanunu, iki cisim arasındaki çekim kuvvetinin, cisimlerin kütlesi ile doğru orantılı olduğunu ve aralarındaki mesafenin karesiyle ters orantılı olduğunu veya matematiksel olarak: F = G (m 1 m 2 / d 2 )  formülü ile ispatladı, G bir sabittir.

Newton’un ikinci kanunu, yer çekimi kuvveti, cismin kütlesine ve ivmesi yada F = ma’ya (kuvvet=kütle x ivme)  eşit olduğunu belirtir . Bu yer çekimsel olarak birbirini çeken iki kütlenin aynı çekim gücüne sahip olduğu, ancak daha küçük bir nesne için çok daha büyük bir ivmeye dönüştüğü anlamına gelir. Bu nedenle, bir elma Dünya’ya düştüğünde, hem Dünya hem de elma, eşit bir kuvvetle karşılaşır, ancak Dünya, elmadan çok daha büyük bir kütleye sahip olduğu için, dünya ivmelenemez ama elma ivmelenip dünyaya doğru hareket eder.

19. yüzyılın sonlarında, astronomlar, Newton’un yasasının, özellikle Merkür’ün yörüngesinde, güneş sistemimizdeki gözlemlenen çekimsel olayları detaylı bir şekilde hesaplanmadığı fark edildi. Albert einstein’nın 1915 yılında yayınladığı genel görelilik teorisi, Merkür’ün yörüngesi sorununu çözdü, ancak o zamandan beri anlatılan olgu kuantum mekaniğini hesaba katamadığı için eksik olduğu tespit edildi. Newton Yasası mükemmel olmasa da, sadeliği ve gerçeğe yakın yapısıyla hala yaygın olarak kullanılmaktadır ve öğretilmektedir.

 

Görelilik Teorisi

 

Farklı Gezegenlerde Yer Çekimi Kuvveti

Yer çekimi kuvveti, iki cismin kütleleriyle orantılı olduğundan, farklı gök cisimleri güçlü veya zayıf yer çekimi kuvveti uygularlar. Bu sebeple, bir nesnenin farklı gezegenlerde farklı ağırlıkları olacak, büyük gezegenlerde daha ağır ve küçük gezegenlerde daha hafif olacaktır. Bu yüzden insanlar Ay’da Dünya’da olduğundan daha hafiftirler.

Bu, astronotların uzay yolculuğu sırasında ağırlığının olmadığı düşünülüyor. Aslında, uzay yolculuğu sırasında ağırlıksız olma sebepleri serbest düşme nedeniyle elde edilir  astronot ve uzay mekiği ya da roketin aynı  hızlarda  düşüyor (ya da hızlanıyor) olması. Aynı hızda düşen iki cismin birbirine göre ağırlının olmaması anlamına gelir.  Aynı his, normal havadaki oranından aniden alçalan bir uçağa ya da asansöre binerken de yaşanabilir.

 

Başlık Kategorisi
İlgili etiketler

Yazar Hakkında

Henuz yorum yok

forum Henuz yorum yok

Ilk yorum yapan siz olun

Bir yorum yaz

menu
menu