Kara Delik Nedir ?

Kara Delik Nedir ?

Karadelik, temelde “kendi etrafında” emici olan ve yakınından yoğun bir yerçekimi ile hiçbir şeyin hatta ışığın bile kaçamadığı bir alanı tanımlayan astronomik bir kavramdır. Zamanın büküldüğü yer olarak da bilinir. Bilim adamları var olup olmadığını tartışıyorlar. Bazıları sadece rasyonelleştirilemeyen yani maddenin uzayda ortadan kalkması gibi bir olgunun açıklaması olduğunu iddia ederler. Tam olarak deliklerin nasıl oluşturulduğu belli değildir ancak çoğu uzman yıldız ölümünün bir sonucu olarak ortaya çıktığına inanıyor. Kanıtlarını belgelemek zordur. Araştırmacılar genellikle bunları sadece güç alanlarını ve enerji çıkışlarını ölçerek tanımlayabilirler. Çoğu yıldızın ve diğer kozmik varlıkların aksine bunların hepsini gözle göremeyiz.

Bu delikler genellikle büyük kütle yoğunluğu ile bilinir ve bu da onlara büyük bir çekim gücü sağlar. Çoğu gök bilimci, yıldızların ölümünden sonra yüzlerce ve binlerce yıl içinde oluştuklarına inanmaktadır. Yıldızlar yandığında enerjisi ya kozmosun içine patlayabilir ya da çok küçük bir alana sıkıştırılabilir.

Uzayda çok sayıda yıldız var ve yıldızı yakından görebilme şansı bulabilen insanlar, çoğu insanın gökyüzünde gördüğü pırıltılardan çok daha farklı şeyler görüyorlar. Yıldızların çoğu enerji dolu ateş toplarıdır. Güneş Dünya’ya en yakın yıldızdır ve çoğu kişi için en bilindik olanıdır ama aslında devasa büyüklüğüne rağmen bilim adamlarının küçük bir yıldız olarak sınıflandırdığı bir yıldızdır. Bilim adamları Güneş’in boyutunun bir kara delik oluşturma kapasitesine sahip olacak kadar büyük olduğunu düşünmezler. Edinilen çoğu veriye göre, ölmekte olan bir yıldızın böyle bir alan yaratmak için Güneş’ten en az on kat daha büyük olması gerektiği sonucu çıkmıştır.

Kara Delikler nasıl tanımlanıyor?

Bilim adamları kara delikleri görememeleriyle beraber küçük bir hacimde büyük miktarda kütlenin bulunduğu ve alanın karanlık olduğu yerleri bulduklarında yakınlarda bir kara delik olduğu sonucunu çıkarmıştır. Çoğu zaman bu hesaplamalar yapılırken gözlemden ziyade matematiksel modeller kullanılır. Kara delikleri görmek için yapılabilecek pek bir şey yoktur ama orada olduğunu tespit etmeye imkan verecek çok şey vardır. Hiçbir insanın, insan yapımı bir gemi ya da nesnenin bu deliklerden biriyle doğrudan karşılaştığına inanılmamıştır ve kara deliklerin varoluşlarının tek kanıtı astronomların hesaplamaları ve formüllerin türevleri yoluyla gerçekleşmiştir. Genellikle galaksinin saçaklarının yakınında ve Dünya’dan tanımlanan Güneş Sistemi‘ndeki diğer gezegenlerden çok uzak olduğuna inanılır.

Kara Delikle ilgili yer çekimsel düşünceler nelerdir?

Kara delikler genellikle, öncelikli olarak çekim kuvvetleriyle tanımlanır. Hiçbir şeyin hatta ışığın bile bu çekişten kaçamayacağına inanılıyor. İsminin “kara” kısmı ışığın eksikliğini ifade eder. Kara deliğin yer çekimi kuvveti, bölgenin sonsuza kadar karanlık kalmasına neden olur.

Bilim adamları genellikle kara deliğin çekiminin merkezinden yayıldığını ve çevreye kadar uzandığını düşünürler. Kimse bir şeyi test etmek için kara deliğe yeterince yaklaşmamış olsa da yaklaşan herhangi bir nesnenin ilk önce yüzüyormuş gibi bir kayma hissi yaşayacağına inanılmaktadır. Ancak nesne merkeze doğru daha da yaklaştıkça, kara delik daha fazla çekme kuvveti uygulamaya başlayacaktır. En sonunda, çekim kuvvetinde kalan madde deliğin merkezine doğru emildiği için parçalara ayrılarak yok olacaktır. Araştırmacılar ayrıca zamanın bu alanda nasıl kavramsallaştığına dair bir takım teorilere sahiplerdir ve boşluktaki eşik aşıldıktan sonra saniyeler ve dakikaların tamamen donduğunu veya en azından zamanın çok yavaşladığını düşünürler.

Bu mekanların gerçekte var olup olmadığı bilim çevrelerinde hala bir tartışma konusudur. Bunun bir nedeni, onları tanımlamak için somut bir kanıtın olmamasıdır. Nasıl ve neden oluştuğuna dair hala bilinmeyen bir çok şey vardır. Kozmoz’u incelemek için zaman harcayan araştırmacıların çoğu, bilinmeyen bir şey olduğunu kabul edeceklerdir. Kara delik ve kara delikte yer çekimi teorileri için önemli sayılan çok sayıda araştırma vardır ama bu araştırmaların kaynağı sayısal okumalar, grafiklerden spekülasyon ve iyi tahminlere dayanıyor.

Başlık Kategorisi

Yazar Hakkında

Henuz yorum yok

forum Henuz yorum yok

Ilk yorum yapan siz olun

Bir yorum yaz

menu
menu