İklim Değişikliği Nedir?

İklim Değişikliği Nedir?

İklim değişikliği; okyanuslarda, kara yüzeylerinde ve buz tabakalarında, on yıllardır veya daha uzun zaman ölçeklerinde meydana gelen değişikliklere denir.

Hava, atmosferin durumundan (sıcaklığı, nem, rüzgar, yağış vb) ve Okyanuslar, kara yüzeyleri ve buz tabakalarından uzun zaman içerisinde etkilenir ve atmosfer ile birlikte ‘iklim sistemi’ olarak adlandırılan şeyleri oluşturur.

İklim değişikliği, on yıl veya daha uzun süre devam eden ve iklim sisteminin istatistiksel özelliklerinde meydana gelen bir değişikliktir. Genellikle 30 yıllık bir istatistiksel özelliği incelenerek iklimin değişkenliği ve aşırılıkları hesaplanır. İklim değişikliği; güneş radyasyonu, volkanlar veya iklim sistemindeki iç değişkenlik gibi doğal süreçlerden kaynaklı olabilir veya atmosferin ve arazi kullanımının bileşimindeki değişiklikler gibi insan etkilerinden kaynaklanabilir.

Hava durumu bir hafta önceden tahmin edilebiliyorsa gelecekteki iklimi nasıl belirleyebiliriz?

Hava ve iklimi öngörmenin zorlukları vardır. Havayı tahmin etmek belirli bir girdabın hava akımına karşı bir nehirde nasıl hareket edeceğini ve evrimleşeceğini tahmin etmek gibidir, kısa bir zaman zarfında girdabın bir önceki yolunu tahmin etmek mümkündür. Ancak sonunda girdap komşu girdaplardan ve akımlardan etkilenecektir. Tam yolunu ve davranışını tahmin etmek imkansız hale gelecektir. Benzer şekilde, atmosferdeki münferit hava koşullarını tahmin etme sınırı 10 gündür. Öte yandan, iklimi tahmin etmek, tüm nehrin akışını tahmin etmek gibidir. Nehre hakim olan büyük yağışlar, yağışlardaki değişiklikler, barajların işletilmesi ve suyun çekilmesi vb durumların göz önünde bulundurulması gerekir. 

İklim, sera gazları da dahil olmak üzere, iklim sistemi aracılığıyla enerji akışını etkileyen birçok faktör tarafından belirlenir.  Güneş’ten gelen enerji, Dünya’daki iklimin nihai itici gücüdür. Dünya tarafından alınan güneş enerjisi, Güneş’in ne kadar yayıldığına ve Dünya ile Güneş arasındaki mesafeye bağlıdır. Bu güneş ışığının bir kısmı doğrudan atmosfere çarparak diğer kısımları da bulutlara,kara yüzeylerine, buzullara ve su yüzeylerine çarparak uzaya geri yansır. Aerosoller (atmosferdeki küçük parçacıklar, bazıları insan faaliyetlerinden gelir) güneş ışığının yansımasını artırabilir.

Sonunda dünya tarafından emilen güneş enerjisi Kızılötesi (ısı) radyasyon olarak uzaya geri döner. Bu süreçte tüm iklim sistemi(atmosfer, okyanuslar, kara yüzeyleri ve buz tabakaları ) ile etkileşime girer. Atmosferdeki radyasyon akışları iklimi belirlemede çok önemlidir. Atmosfer, azot ve oksijeni oluşturan ana gazlar Kızılötesi Radyasyonla etkileşime girmez. Bununla birlikte, daha küçük miktarlarda bulunan bazı gazlar, Dünya’nın yüzeyinden yukarı doğru akan Kızılötesi radyasyonu emer ve geri aşağı da dahil olmak üzere her yöne yeniden yayar. Bunu yaparak, yerden uzaya Kızılötesi enerjinin dışa akışını engellerler. Buna ‘sera etkisi’ denir ve kızılötesi Radyasyonla etkileşime girerek enerjinin geri dönüşüne neden olan gazlar sera gazları olarak adlandırılır. En önemlisi su buharı, karbondioksit (CO2) ve metan. Sera etkisi bir asırdan fazla zaman önce tespit edildi; Dünya’nın yüzeyi sera etkisi olmasaydı şuan yaklaşık  olarak 33 ° C daha soğuk olurdu.

Başlık Kategorisi

Yazar Hakkında

Henuz yorum yok

forum Henuz yorum yok

Ilk yorum yapan siz olun

Bir yorum yaz

menu
menu