Hyaluronik asit nedir?

Hyaluronik asit nedir?

Hyaluronik asit, glikozaminoglikan adı verilen bir polisakkarit türüdür. Hiyalüronan veya hiyalüronat olarak da bilinen insan vücudunda doğal olarak oluşur ve hücre büyümesini ve yenilenmesini düzenlemenin merkezinde bulunur. Aslında bağ, epitel ve nöral hücrelerde de yaygın olarak bulunur. Bu nedenle hyaluronik asit birçok cilt bakım ürünlerinde ve özellikle anti-kırışıklık formülasyonları içinde kendine önemli bir yer edinmiştir. Buna ek olarak diyette yüksek miktarda tüketenlerin ömrünü uzattığına inanıldığı için medyada kendisine “gençlik çeşmesinin anahtarı” nitelendirmesi yapılmıştır.

Bu asidin su ile bağlanması dermatolojideki özel ilgiyi oluşturmuştur. Cildin altına enjekte edildiğinde altı aya kadar ciltteki ince çizgileri ve kırışıklıkları yumuşatarak yerine dolgunluk hissi verir. u kozmetik prosedürün uygulanması, bakterilerden üretilen, hayvansal olmayan stabilize edilmiş bir hyaluronik asit kaynağı (NASHA) Restylane® formunda mevcuttur.Yüz derisinin orta ila ağır derecede kırışması için düzeltici bir prosedür olmasının yanı sıra, popüler bir dudak büyütme tedavisidir.

Bir cilt bakım prosedürü olarak, enjeksiyonlar bazı bireyler için bazı yan etkiler sunar. Enjeksiyon yerinde geçici morarma, şişme ve kızarıklık oldukça yaygındır. Steroidal olmayan anti-inflamatuar ilaçlarla tedavi gören veya E vitamini takviyesi alan kişiler, kanama riski nedeniyle bu asit enjeksiyonlarını almadan en az bir hafta önce bu ilaçları almayı bırakmalıdır.

İronik olarak, bu asit bir güzellik arttırıcı olarak lanse edilebilirken, aynı zamanda cildin görünümünü azaltabilir ve hatta doku hasarına neden olabilir. Bunun nedeni ise hiyalüronik asitin, hiyalüronidazlar olarak sınıflandırılan en az yedi enzimin varlığında kolayca bozulmasıdır. Cilt güneşten yüksek düzeyde ultraviyole ışınlarına (UVs) maruz kaldığında bozulma önemli ölçüde hızlanır. Sonuç olarak, hem asit hem de yan ürünleri bazen inflamatuar yanıtı ve hatta tümör hücresi proliferasyonunu teşvik etmekten sorumludur. Aslında, hyaluronan seviyeleri bazen prostat ve meme kanserleri için bir biyomarker olarak kullanılır.

Bu asit doku onarımında önemli bir rol oynadığından, çeşitli tıbbi tedavilerde katı bir uygulamaya sahiptir. Örneğin, korneal transplantasyon gibi oftalmik prosedürlerden sonra iyileşmeyi hızlandırmak ve retina dekolmanı ve glokomu düzeltmek için cerrahi olarak yaygın olarak kullanılmaktadır. Ayrıca Diz, ayak bileği ve omuz osteoartriti için bir enjeksiyon tedavisi şekli olarak kullanılır.

 

 

Yazar Hakkında

Henuz yorum yok

forum Henuz yorum yok

Ilk yorum yapan siz olun

Bir yorum yaz

menu
menu